Hamilton's Oysters, Forster Bay

Uzun Haftasonu – Nereye Gidelim? | Sydney – Port Macquarie Yol Gezisi

Avustralya’da zaman zaman cuma ya da pazartesi gününe gelen resmi tatilin haftasonuna birleşmesiyle Long Weekendlerimiz oluyor. Başka bir ülke görmek için gereken uzun uçak yolculuklarını hesaba katınca oldukça kısa kalan bu üç günlük tatilleri devasa ülkemiz –kıtamız :)- içinde, hatta eyalet içinde değerlendirmek en mantıklısı. Hem de bu durumu artık evimiz saydığımız Sydney ve etrafını, kültürünü, yemeklerini biraz daha tanımak için bir fırsat olarak görüyoruz.  

Avustralya’da ACT, SA ve bizim yaşadığımız NSW eyaletlerinde işçi bayramı Ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanıyor. Bir önceki long weekendde (Mayıs-2019) yine Sydney’den başlayıp güneye doğru bir road trip yapmış ve Wollongong ile Canberra’yı ziyaret etmiştik, buradan okuyabilirsiniz. Ekim ayında ise tam tersi istikameti seçiyoruz. Görmek istediğimiz şehirler Sydney’in kuzeyinde kalan Newcastle ve Port Macquarie, ve tabii arada kalan sahil kasabaları.  

Bu tarz yolculuklarda ana rota belli olduktan sonra google maps’de bir liste oluşturuyorum ve yol üzerinde bulduğum ünlü noktaları buraya ekliyorum. Biz ziyaret etmemiş olsak da bu noktaları öneriler olarak ekleyeceğim. 

Üç günlük bu road trip için özet seyahat planı / durak noktaları:

Not: Biz bu yolculuğu Ekim-2019’da yaptık. Covid sebebiyle güncel bilgilerde değişiklikler olabilir, bahsedilen yerler için önden rezervasyon gerekebilir.

1. Gün: Sydney - Newcastle

Sydney

Her yolculukta olduğu gibi bu sefer de ilk durağımız mahallenin kafesi 🙂 Kahvaltımızı yapıp kahvelerimizi içince asıl ilk durağımıza gitmek üzere yola çıkıyoruz. Sydney’den çok uzakta olmasa da oldukça popüler bir yer: dağın tepesinde bir pie restoranı!   

Pie in the Sky

Avustralya’nın en ünlü yemeklerini sorarsanız alacağınız ilk cevaplardan biri Aussie Meat Pie olacaktır. Normalde bizim tatlı olarak bildiğimiz tart hamurunun içinde doğranmış et ve soğan olan hali gibi düşünebilirsiniz. Meat pie geleneksel olarak yanında garnitür ve patates püresi ile ana yemek şeklinde tüketiliyor ama kafelerde, fırınlarda, marketlerde atıştırmalık şeklinde de satılıyor. Tatlı, tuzlu, sebzeli, meyveli bir sürü çeşidi ve sadece pie konusunda özelleşip bin çeşidini satan dükkanlar da var; Pie in the Sky bunlardan biri.  

Pie in the Sky 30 yıl önce açıldığında eski Pacific Highway üzerinde popüler bir durak noktasıymış. Yeni yolun yapılmasıyla birlikte artık yol üzerinde kalmasa da popülerliğinden bir şey kaybetmemiş. Ulaşmak için Berowra’da Pacific Highwayden ayrılarak 9-10 dakika eski yoldan ilerlemeniz gerekiyor. Kendi deyimleriyle zamanla menülerine fancy pie’lar eklenmiş olsa da uzmanlık alanları good old Aussie meat pie!

Biz de yolumuzun üzerindeyken uğrayıp hem bir mola verelim hem de pie denerken yeşil dağ manzarasının tadını çıkartalım dedik çünkü isminden de anlaşılacağı üzere oldukça yüksekte, güzel bir manzarası var. Çok büyük bir yer değil; içeride ve dışarda açık havada oturma seçenekleri var. Etli pie $7, sebzeli pie $6, meyveli pie ise $3,5. İsterseniz yanına patates / salata ve sos ekleyerek yemek şeklinde de alabiliyorsunuz. Pie sevmeyenlere banana breadtoast gibi kafe yiyeceği seçenekleri de var. (*toast da ayrı bir Avustralya yemekleri yazısının konusu olsun, bildiğimiz tost değil de kızarmış ekmek ve üstüne avokado/ yumurta/ yağ vb. gibi düşünebilirsiniz.)  

Eğer yolunuz düşerse benim favorim apple & blackberry pie oldu.  

The Entrance

Sydney ’in hemen kuzeyinde Central Coast bölgesi var. Anayoldan çıkıp sahilden devam edince karşınıza bu bölgede bulunan üç tarafı sularla çevrili The Entrance çıkıyor. Burası doğusunda Pasifik okyanusu, batısında Tuggerah gölü olan; pelikanları ile ünlü küçük bir turistik kasaba. İsmini de gölün okyanusa karıştığı yer olmasından alıyor. Burası ayni zamanda Sydney’e sadece 1:30 saat uzaklıkta, bu yüzden popüler bir günübirlik gezi bölgesi. 

Kısa süreli vakit geçirmek için en uygun yeri Memorial Park ve etrafı diye düşünüyorum. Eğer kendi aracınızla geziyorsanız hemen parkın girişinde bir otopark alanı var, iki sokak geride ise bir alışveriş merkezinin daha büyük açık otoparkı var.   

Yemek yemek isteyenler için park kenarında birkaç kafe, deniz ürünleri restoranı ve KFC gibi fast food zincirleri bulunuyor. Entrance’ın bir de ünlü ve kendine özgü bir etkinliği var: Pelikan besleme! Parkın hemen yanında pelikan besleme alanı var. Her gün (gerçekten yılın her günü) saat tam 3:30’da pelikanlar elle besleniyor ve turistler onlarca pelikanın yiyecek için toplanmasını izliyor. Biz denk gelmedik ama siz gitmek isterseniz 3 gibi orada olmanız güzel bir yer kapmanız tavsiye edilmiş.

Sahilde bir de tarihi dönme dolap, atlı karınca gibi oyuncaklardan oluşan küçük bir lunapark var. Eğer çocuklu bir aileyseniz park yanındaki oyun alanları ile oldukça eğlenceli olacaktır. Eğer daha uzun vaktiniz varsa kayak, bot, balık tutma malzemeleri kiralayabileceğiniz bir dükkan da buluyor. Biz sahilde yürüyüşümüzü yapıp yola devam ediyoruz ☺  

*Öneri: Kahve/ öğle yemeği için Green Tangerine Long Jetty  

Norah Head Lighthouse

Avustralya’nın sahil kentleri ve turistik deniz fenerleri! Burada yerleşim bölgelerinin büyük çoğunluğu okyanus kıyısına kurulu olduğu için her bölgede mutlaka turistik bir deniz feneri oluyor. Norah Head Lighthouse bunlardan biri.

Norah HeadThe Entrance’dan yaklaşık 15 dakika sonra karşınıza çıkıyor. Bir tepede bulunan 27,5 metre yüksekliğindeki deniz feneri 1903 yılında inşa edilmiş ve yüz yıldan fazla süredir kullanımda. Tabii zamanla biraz değişmiş, restore edilmiş ve etrafı düzenlenerek ziyaret edilesi bir hale getirilmiş. Bahçesi piknik yapmak için oldukça uygun; etrafında bir yürüyüş yolu, hemen aşağısında bir plaj ve kayalık alan var. Merdivenler ile bu alana inilebiliyor, burada balık tutmak da serbest.  

Fenerin içini gezmek isterseniz her gün sabah 10 öğle 1:30 arası tur seçeneği var. Tur ücreti yetişkinler için $6, çocuklar için $5, aileler için $20. Aynı zamanda bahçesinde düğün gibi bir organizasyon düzenleyebilir ya da zamanında bekçisinin kaldığı binada konaklayabilirsiniz.  

Bir sonraki durağa gelmeden;

  • Mola vermek için Spoon Rock Bay  
  • Acıkanlar için Cruose’s on the Lake

Nelson Bay

Nelson Bay benim ilk defa bu gezide gördüğüm, gördüğüm anda da bayıldığım bir yer. Burası Port Stephens bölgesinde yer alan turistik küçük bir koy. Bölgenin en popüler aktivitesi teknelerle açılarak yunusları izlemek ve hatta onlarla yüzmek! Alternatif olarak Mayıs- Kasım arası burada balina göç mevsimi, eğer bu tarihlerde gelirseniz Sydney’de olduğu gibi burada da balina izleme turlarına katılabilirsiniz.

Bölge oldukça gelişmiş diyebiliriz; Woolworths gibi dükkanlar, eczane, butikler, çeşit çeşit restoranlar ve fast-food zincirleri var. Otopark sıkıntısı da bulunmuyor.   

Hog's Breath, Nelsons Bay
Hog's Breath, Nelsons Bay

Biz direkt marina kısmına gidiyoruz. Ekim ayı olduğu için tam bir bahar akşamı havası var, üstüne bir de semt pazarının kurulduğu güne denk gelmişiz. Plajın hemen yanındaki parka standlar kurulmuş, çeşit çeşit el ürünleri sergileniyor. Hem bir yürüyüş yapıyor hem de ürünlere göz atıyoruz. Geri döndüğümüzde marinanın önünde canlı müzik başlamış, etraftaki restoranlardan birini seçip müzik eşliğinde okyanus manzarasının keyfini çıkartırken yemeğimizi yiyoruz. Nelson Bay bende hep o akşam hissettiğim duyguları uyandırıyor. ♥ 

Yemekten sonra gün batımını izlemek için başka bir deniz fenerini, Nelson Head Lighthouse’u ziyaret ettik. 1872 yılında kullanıma açılan bu fener diğerlerinden oldukça farklı, bir kulesi yok! Işık için kule yerine 3 metre yüksekliğindeki penceresi kullanılmış. 2003 yılında artık kullanımına gerek kalmadığına karar vererek müzeye dönüştürülmüş, hemen önüne de bir tea house açılmış.

Nelson Head Lighthouse
Nelson Head Lighthouse

Fenerin manzarası çok güzel, ister gün batımını izlemek için, isterseniz de bu manzaraya karşı bir kahve içmek gelebilirsiniz. Tabii ikisini aynı anda yapamazsınız çünkü Avustralya’da bir kafenin akşamları açık olması bir mucize ☺ Burası da her gün 10am- 4pm arası açık.

Newcastle

New South Wales eyaletinin Sydney’den sonraki en büyük şehri Newcastle. Burası aynı zamanda Avustralya’nın en eski ikinci şehri. Coğrafi olarak Sydney’e oldukça benziyor; bir liman ve inanılmaz güzel plajlarla çevrili. Üzerine 2 saat uzaklıkta ve nüfusu sadece 300.000 olunca Sydney’de yaşayanlar için oldukça popüler bir haftasonu rotası oluyor.   

Şehirde konaklama ve yeme içme için oldukça fazla seçenek var, bu yüzden NSW kıyı şeridini gezerken burada konaklamak oldukça mantıklı ve hesaplı oluyor. Airbnb, otelleri ya da daha da ucuza konaklamak için şehir merkezindeki bar-hotelleri tercih edebilirsiniz. 

Bir gün belki uzun bir Newcastle şehir yazısı ile daha ayrıntılı anlatırım. 

Turistik noktalar:  

  • Fort Scrathley  
  • Newcastle Memorial Walk  
  • Nobbys Lighthouse  

2. Gün: Newcastle – Port Macquarie

The Happy Wombat

İkinci güne erkenden kahvaltı yapmak için Newcastle şehir merkezinde açık yer arayarak başladık ve The Happy Wombat’ı bulduk. Çok tatlı bir mekandı, kahvaltısı oldukça güzeldi. 

The Happy Wombat, NSW
The Happy Wombat, NSW
  • Kahvaltı öncesi/ sonrası önerisi: hemen yakındaki limanda uzun bir yürüyüş.  

Stockton Bight Sand Dunes

Güney yarımkürenin en büyük hareketli kum tepelerinin Sydney ’e bu kadar yakın olduğunu biliyor muydunuz? Hem de okyanus kenarında!  

Stockton Beach Sand Dunes, Port Stephens
Stockton Beach Sand Dunes, Port Stephens

Bu devasa kum tepeleri Worimi Conservation Lands‘in bir parçası ve kesinlikle Avustralya’da gittiğim en ilginç yerlerden birisi. Bölgede develere binip gezmekten sandboardinge, yüzmekten ATVlerle gezmeye kadar yapılabilecek pek çok aktivite bulunuyor. Bazı aktiviteler için önceden rezervasyon yapmak gerekiyor, bazılarını ise girişte açılan standlardan satın alıp devam edebiliyorsunuz. Kendi aracınızla alana girmek için önceden izin almanız gerekiyor.  

Biz önceden plan yapmadan gittiğimiz için girişteki standlardan bir tur satın aldık. Bir rehber ve 4*4 eşliğinde bölgeyi gezdik ve hem tarihi hem de güncel deniz yaşamı ile ilgili bilgi aldık. Sonra sand surf yapanların olduğu alana geldik ve düşe kalka biraz sand surf denedik. Toplamda oldukça ilginç bir deneyimdi 🙂  

Forster

2. Günün sabahını kum tepelerinde geçirdikten sonra tekrar yola koyuluyoruz. Geç öğle yemeğimiz için seçtiğimiz yer önceden ismini duyduğumuz ama hiç bulunmadığımız Forster Bay. Bölgede okyanus kenarı ünlü istiridyeciler bulunuyor, bizim tercihimiz Tuncurry yakasındaki Hamilton’s Oysters.   

Burası bir aile işletmesi; yeri çok güzel, golün üzerindeki alanda yemeğinizi yiyebiliyorsunuz. Denediğimiz istiridyeleri de karidesleri de oldukça taze ve lezzetliydi, kendi çiftliklerinden geliyormuş. Gün batımında burada bir akşam yemeği çok daha güzel olur diye tahmin ediyorum.   

  • Yemek için alternatif: Graham Barclay Oysters  
  • Yol üzeri vakti olanlar için: Bird Tree 

Port Macquarie

Port Macquarie yine NSW eyaletinde bulunan, plajlarıyla ve her mevsim sıcak olmasıyla ünlü bir tatil şehri. Büyük bir yer sayılmaz, nüfusu yaklaşık 50 bin kişi. Koalalarının doğal yaşam alanına oldukça yakın olduğu için koalalarıyla da ünlü diyebiliriz 🙂

Şehir turizm odaklı geliştiği için konaklama, yeme-içme, gezecek yer bulma konusunda sorun yaşamıyorsunuz. Lüks otellerden kampçılığa pek çok seçenek var.

Kaldığımız yere yakın olduğu için akşamımızı Mid-North Coast kısmında, Town Green‘de geçiriyoruz. Burada güneşin batısını izlemeyi planladığımız şirin bir sahil yürüme yolu var. Yolun bittiği yerde okyanus manzaralı restoran ve bistrolar bulabilirsiniz. İlk durağımız sahildeki The Beach House, burada bir şeyler içip akşam yemeği için yakında bulduğumuz yüksek puanlı bir Meksika restoranına yöneliyoruz. Şansımıza burası da süper bir yer çıkıyor; özellikle nachoş ve churros! Mekanın ismi Luna Bonita; bir çift kanguru önerisi olsun 🙂

  • Yazın ziyaret edenlere: Shelly Beach  
  • Turistik nokta: Tacking Point Lighthouse  
  • Kahvaltı için: Beantree Cafe & Bar  

3. Gün: Port Macquarie - Sydney

Salty Crew

Salty Crew, Port Macquarie
Salty Crew, Port Macquarie
Port Macquarie, NSW
Port Macquarie, NSW

Böyle bir sahil kentinde sabah kahvaltısı için en ideal yerin okyanus kıyısındaki kafeler olduğuna karar veriyoruz. Planımız arabayı yakınlarda bir otoparka bırakıp önce sahilde yürüyüş yapmak, üzerine de kahvaltı yapacak bir yer bulmak. Bingo: karşımızda Salty Crew! Burayı o kadar sevdik ki artık Port Macquarie’ye yolumuz düşünce hep burada kahvaltı yapıyoruz. En güzel kısmı kahvaltınızı yaparken sabah sporu yapanları, yüzenleri, sahilde yürüyenleri izleyebilmek. İnsana aslında burada yaşanır dedirtiyor 🙂

Koala Hastanesi

Dünyanın en sevimli, Avustralya’nın en ünlü hayvanlarından biri: koalalar! Eğer siz de bu tatlı görünüşlü canlıları sevenlerdenseniz Port Macquarie’de kesinlikle ziyaret etmeniz gereken bir yer var: Koala Hospital 

Gönüllüler ve bağışlarla çalışan bu merkez dünyada türünün tek örneği. Her yaz çıkan yangınlar, başka hayvanlarla kavgalar, yoldan geçen arabaların çarpması gibi sebeplerle yaralanan koalaların tedavisi / rehabilite edilmesi aracıyla 1973 yılında kurulmuş. Siz de zor durumda bir koala görürseniz merkezi arayarak haber verebiliyorsunuz.  

Koala Hospital, Port Macquarie
Koala Hospital, Port Macquarie

İçeriye giriş ücretsiz; alanı kendiniz gezebileceğiniz gibi ücretli bir tura da katılabiliyorsunuz. Bu turda bir gönüllü size oradaki koalaları tanıştırıyor ve tek tek hikayelerinden, neden orada olduklarından bahsediyor. Bu sırada koalalar ile ilgili oldukça ilginç bilgiler de öğreniyorsunuz. Esas amaçları koalaları tedavi ederek tekrar doğal alanına bırakmak olsa da eğer hayvan hayatına tek başına devam edemeyecek kadar kötü durumdaysa -örneğin bir bakteri yüzünden kör olan koalalar bakımına burada devam edildiğini öğreniyoruz.    

Tura ödediğiniz ücret bu güzel oluşuma bir katkı oluyor. Eğer katkıda bulunmak isterseniz orada satılan ürünlerden alabilir, direkt bağış yapabilir, ya da bir koala sahiplenebilirsiniz! 🙂  

İçeride bir de müze var, burayı gezmek de ücretsiz. 

 Koala Hospital için bir saat kadar süre ayırmanız yeterli olur. Yanında otopark bulunuyor, içeride bireyler atıştırıp serinleyebileceğiniz bir de cafe var.  

Şarap Evi / Great Lakes Paddocks

Great Lakes Paddocks
Great Lakes Paddocks

Koalaları da ziyaret ettikten sonra Sydney ’e dönme vakti geliyor. Port Macquarie – Sydney arası yaklaşık 4 saat sürüyor, bu yüzden mola verecek bir yer ararken yol üzerindeki winerylere denk geliyoruz. Seçtiğimiz yer Forster yakınlarındaki Great Lakes Paddocks.   

Buraya ulaşmak için anayoldan birkaç kilometre sapmak gerekiyor. Kendi arazisi üzerinde sessiz sakin bir bağ evi. Önce bir şarap tadımı yapıyoruz, sonra da öğle yemeğini peynir tabağı ile geçiştirmeye karar verip birkaç saatimizi burada sessizlikte harcıyoruz.  

Güzel bir haftasonu için keyifli bir son! 🙂

  • Dönüş yolunda daha uzun vakti olanlara: Myall Lakes National Park  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: